Ege yollarına iki ileri bir geri

Annemin neşeli kahkahaları, babamın sabırsız lafları, yollarda gördüğüm köpeklerle düşerdik iki ileri bir geri Ege yollarına.Ama ne gitmek! İlk mola, Yalova feribotunda. Sıra beklerken babam bütün gazetelerden alırdı. Sonra o yıllarda, feribot bekleme kuyruğunda, ellerindeki tahta tezgahlarla kaset satan adamlar olurdu, ilerleyen yıllarda tamamen yok olacak olan. Beklerken onlardan da, yeni çıkan albümlerden alırdı babam. Belki Sezen’in Gülümse’sini almıştı, kimbilir. Ada vapuru yandan çarklı. diye söylerdi sezen,kozmetik biz beklerdik kuyrukta. Yavaş ilerlerdi o feribotun kuyruğu ama umrumuzda da olmazdı. Annem, mandallı termostan dökerdi çayları bardaklara. Babam tıkır tıkır ilerletirdi arabayı. Ben, arka koltukta, huşu içerisinde camdan dışarıya bakardım, yıllar sonra o anları deli gibi özleyeceğimi bilmeyerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder