Kozmetik ürünlerinde aradığınız bütün ürünler hakkında geniş ve detaylı bilginin yanı sıra Makyaj cilt bakımı üzerine söyleşiler tamamen ücretsiz makyaj deneyimleri
Aldo 2010 İlkbahar Yaz Modelleri
aldo, aldo 2010, aldo 2010 ilkbahar yaz, aldo 2010 ilkbahar yaz modelleri, aldo ilkbahar yaz, aldo ilkbahar yaz koleksiyonu, aldo yaz modelleri
Versace 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
versace, versace 2010 2011 sonbahar kış, versace 2010 2011 sonbahar kış koleksiyonu, versace 2011, versace 2011 sonbahar kış
Roberto Cavalli 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Roberto Cavalli, Roberto Cavalli 2010 2011, Roberto Cavalli 2011 sonbahar kış koleksiyonu, Roberto Cavalli kış, Roberto Cavalli sonbahar kış kolesiyonu
Karl Lagerfeld 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Karl Lagerfeld, Karl Lagerfeld 2011 kış, Karl Lagerfeld 2011 sonbahar kış, Karl Lagerfeld 2011 sonbahar kış koleksiyonu, Karl Lagerfeld sonbahar kış
Adidas bayan t-shirt modelleri
adidas, adidas bayan t shirt, adidas t-shirt, adidas t-shirt modelleri, adidas tshirt, adidas tshirt modelleri
Hermes 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Hermes, Hermes 2011, Hermes 2011 koleksiyonu, Hermes 2011 modelleri, Hermes 2011 sonbahar, Hermes 2011 sonbahar kış koleksiyonu, Hermes koleksiyonu, Hermes sonbahar kış
Eva Herzigova fotoğrafları | Jannis Tsipoulanis
Eva Herzigova, Eva Herzigova fotoğraf, Eva Herzigova fotoğrafları, Eva Herzigova pozları, Eva Herzigova resimleri
Byblos 2010 yaz modelleri | erkek
Byblos, Byblos 2010 yaz, Byblos 2010 yaz erkek modelleri, Byblos erkek modelleri, Byblos yaz erkek
istinye park mağazalar
istinye park, istinye park mağaza telefonları, istinye park mağazalar, istinye park ulaşım, istinye parkta hangi mağazalar var
Cevahir Sinema bilet fiyatları seanslar
cevahir avm, cevahir sinema, cevahir sinema bilet fiyatları, cevahir sinema seansları, cevahir sinema telefonu
Valentino bayan çanta modelleri
Valentino, valentino bayan çanta, valentino bayan çanta modelleri, valentino çanta, valentino çanta modelleri, valentino çantalar
The Casadei Design Ayakkabı Modelleri
The Casadei Design, The Casadei Design ayakkabı, The Casadei Design ayakkabı modelleri, The Casadei Design bayan ayakkabı modelleri
Mulberry çanta modelleri
mullberry, Mullberry bayan çanta, Mullberry modelleri, mullberry çanta, Mullberry çanta model, Mullberry çanta modelleri, mullberry çantalar
Vogue Paris Nisan 2010 Kapak | Natasha Poly
Vogue Paris, Vogue Paris april cover, Vogue Paris kapak, Vogue Paris nisan 2010
CNC Costume National 2010 yaz koleksiyonu
cnc costume natinal 2010, cnc costume national, cnc costume national 2010 yaz koleksiyonu, cnc costume national yaz
eşarp yapma bağlama modelleri
eşarp, eşarp bağlama, eşarp bağlama modelleri, eşarp bağlama çeşitleri, eşarp yapma, eşarp yapma modelleri, eşarp yapma video
bottega veneta ayakkabı modelleri
bottega veneta, bottega veneta 2010 ayakkabı modelleri, bottega veneta ayakkabı, bottega veneta ayakkabı modelleri, bottega veneta ayakkabılar
Çocuk odası perdesi modelleri | perde
çocuk odası perde, çocuk odası perde modelleri, çocuk odası perdeleri, çocuk odası perdesi, çocuk perdesi
ceket modelleri | bayan ceket modelleri
2010 ceket modelleri, bayan ceket, bayan ceket modelleri, ceket, ceket 2010 modelleri, ceket modelleri, ceket çeşitleri
Barneys New York 2010 yaz modelleri
Barneys New York, Barneys New York 2010 yaz, Barneys New York 2010 yaz koleksiyonu, Barneys New York 2010 yaz modeleri
Stefanel 2010 yaz modelleri
stefanel, Stefanel 2010, Stefanel 2010 yaz, Stefanel 2010 yaz koleksiyonu, Stefanel 2010 yaz modelleri, Stefanel yaz modeleri
Büyük beden abiye modelleri
abiye, abiye modelleri, büyük beden, Büyük beden abiye, Büyük beden abiye modelleri, büyük beden abiyeler
Prada 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
prada, prada 2010 2011 sonbahar kış, Prada 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu, prada 2011, prada 2011 kış, prada sonbahar kış modelleri
Dsquared 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
dquared 2011 sonbahar, dsquared, Dsquared 2010/2011 Sonbahar Kış, dsquared 2011 kış, dsquared 2011 sonbahar kış, dsquared sonbahar kış
Stella McCartney 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Stella McCartney, Stella McCartney 2010,2011 Sonbahar Kış koleksiyonu, Stella McCartney 2011 sonbahar kış, Stella McCartney sonbahar kış koleksiyonu
Yves Saint Laurent 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Yves Saint Laurent, Yves Saint Laurent 2011, Yves Saint Laurent 2011 koleksiyonu, Yves Saint Laurent 2011 sonbahar kış, Yves Saint Laurent sonbahar kış koleksiyonu
Mutfak Dekorasyonu Modelleri
mutfak dekorasyon, mutfak dekorasyon stilleri, mutfak dekorasyonları, mutfak dekorasyonu, mutfak dekorasyonu modelleri
Louis Vuitton 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Louis Vuitton, Louis Vuitton 2010/2011 Sonbahar Kiş Koleksiyonu, Louis Vuitton 2011 kış, Louis Vuitton 2011 koleksiyonu, Louis Vuitton 2011 sonbahar kış, Louis Vuitton koleksiyonu
Yves Saint Laurent 2010 ilkbahar yaz modelleri
Yves Saint Laurent, Yves Saint Laurent 2010, Yves Saint Laurent 2010 ilkbahar yaz koleksiyonu, Yves Saint Laurent ilkbahar yaz, Yves Saint Laurent ilkbahar yaz modelleri
Gece elbiseleri modelleri
dekolte kokteyl elbisesi, kokteyl, kokteyl elbise, kokteyl elbise modelleri, kokteyl elbiseleri, kokteyl elbisesi gece
Christian Dior 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
christian dior, Christian Dior 2010/2011 Sonbahar Kiş Koleksiyonu, Christian Dior 2011, Christian Dior 2011 sonbahar kış, Christian Dior sonbahar kış
Gucci 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu
Gucci, Gucci 2010/2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu, gucci 2011, gucci 2011 sonbahar kış koleksiyonu, gucci kış, gucci sonbahar kış koleksiyonu
Diane Kruger | Marie Claire UK Nisan 2010
Diane Kruger, Diane Kruger Marie Claire uk, Marie Claire 2010 nisan, Marie Claire UK Nisan 2010
Ender Saraç Detoks Çorbası
detoks, detoks çorba, detoks çorbası, detoks çorbası tarifi, ender saraç, ender saraç detoks, ender saraç detoks çorbası
örgü bebek hırkaları | bebek hırkası modelleri
bebek hırkaları, bebek hırkası modelleri, örgü bebek hırka, örgü bebek hırkaları, örgü bebek hırkası, örgü bebek hırkası örneği
MAYBELLINE WATER SHINE GLOSS

Bu sene başında keşfettim bunları ki iyi ki de denk gelip keşfetmişim. En sık kullandığım, çantamda mutlaka birinden biri bulunan glosslar. En önemli güzelliği yapışkan olmamaları. (Evet bu konuda takıntılıyım.) Kokularını da çok seviyorum ben, şekerimsi. Derseniz ki kalıcı mı, bilemeyeceğim. Zira bence hiçbir gloss kalıcı değil. Tazelemek lazım gün içinde işte. Aslına bakarsanız glosslar söz konusu ise kalıcılık benim için hiç önemli bir faktör değil. Şişeleri küçük buna da bayılıyorum, bir şeyi bitirip kutusunu atmanın zevkini yaşatıyorlar yani insana. Üstteki kırmıı şişedeki kadar koyu kırmızı durmuyor dudakta, hafif bir kırmızılık ve parlaklık veriyor. Alttaki ise Diamond zaten. Öyle güzel kii....:) Şıkır şıkır, pırıl pırıl. Fiyatları 12 YTL civarında olmalı. Bir de Strawberry Carrats ı var bunların ki o da çok güzel. Kesinlikle tavsiye ederim.SHE RUJ



Bim Marketleri biliyorsunuz, toptancı gibi gözüken, hafif perişan ama hakikaten ucuz marketler. Eve dönerken ekmek filan almaya uğradım. Kasaya giderken bir tel rafta duran bir sürü She oje ve rujlar gördüm. "Rujsuzluktan mı kırılıyordun" diyenlere hesap veremem ama gittim, iki tanesine atladım. Açıkçası çok incelemeden aldım ama eve gelince denedikten sonra aman sen bir hoşuma git, ertesi gün cebe at, koca gün sürün de sürün. :P

Üstteki resimde rujlar mat gibi görünmüş, ışıktan tabii. Aşağıdaki resim net değil ama ışıltısı hakkında sizi bilgilendirebilir.
Bendeki tonlar, L24 Girls in Love ve L23 Sweet Apricot. Girls in Love ışıl ışıl bir pembe. Sweet Apricot adı üzerinde zaten hafif turuncumsu bir ton. Zaten rujlar simli, her ikisi de. Habire süründüğüm için ben, kalıcı mıydı pek emin olamadım ama epey dayandı gibi hatırlıyorum. Gramaj da çok büyük değil ki habire orda burda sürünüp durmayacaklarını, biteceklerini zannediyorum ben. Yalnız altına bir dudak balmı geçilse fena olmaz. Benim dudaklarım sürekli yolunmaktan dolayı kuru ötesi. Sürdüğüm her şey, glosslar da dahil, daha da çok kurutur. Ama itiraf etmek gerekirse bu rujların da nemlendirici özelliği hiç mi hiç yok. Balm sürün yeni illa :)
İkisini 10 TL ye aldım.
PASTEL METALİK İKİLİ FAR NO:65

Pastelin bu ikili farlarını çok beğeniyordum zaten. Bu haftasonu bir Cevahir yağması düzenleyince bunu da almış oldum. Aslında internet sitesinden bakınca 64 ve 68 nolarını da çok beğenmiştim ama deneyince sadece buna atladım. Böylelikle daha da yeşil far filan almayacağımı da kamuoyuna duyurmak isterim kozmetik
Sitesinde şöyle tanıtıyor:
"Pastel Metalik Mono Eyeshadow'un kremsi yapısı, baskın örtücülüğü ve metalik efekti ile birbirinden güzel renkleri bir araya getiren serisi arasından kendinize uygun seçimi yapabilir, bakışlarınızın gücünü ortaya koyabilirsiniz."
Bakışımın gücünü ortaya koyup koymadığımı bilemeyeceğim ama kremsi yapısı ve örtücülüğü kesinlikle doğru. Ben fotoğraflarda açık rengin hakkını verememişim ama o ton da süpper. Bu farla birlikte birkaç ürün daha almıştım, tam hatırlamıyorum ama fiyatı da 12 TL civarı olmalı. Cevahir Watsondan yağmalandı. :)
POP BEAUTY
Yeni keşif adı altında ilk postum bu oldu. Aya gidenler bir, ben ikiyim sanırım keşif konusunda :P 
Neyse bunu da forumda duydum, araştırdım, aman da bir beğen bir beğen, hemen üye ol sepet oluştur, efendime söyleyeyim kargo hesapla falan. Aldım mı, hayır. Her bu işlemleri yaptığım web sitesinden sipariş verseydim şu an sanırım borçlarımdan ötürü pılıyı pırtıyı toplamış yurtdışına kaçıyor olurdum. Bir de Benefit in sitesinde aynı şeyi yapıyorum zaman zaman. Markaya dönecek olursak: Bir İngiliz markası. Güzel. (Bu ara malum sebeplerden Amerikaya ziyadesiyle kılım). Rengarenk. Tasarım çok hoş. Gramajlarını yazmamışlar ürünün o yüzden gelecek ürün bit ebadında da olabilir. Risk! Kullanan birini ne gördüm ne duydum, nasıldır bilemeyeceğim. Ama baksanıza ne güzeell. kozmetik
Aa unutmadan, Türkiye'ye göndeirmleri var, 5-7 gün içinde geliyor ve kargo parası £3.50.
Allık, bunu yüzüme bulamak istiyorum şiddetle.

Far, koyu dimi, olsun koyu renkleri seviyorum.

Set, yeme de yanında yat.

Ve yine far, nasıl sürülür bilemem ama şahane.

Ubiq ayakkabı modelleri
ubiq, ubiq ayakkabı, ubiq ayakkabı 2010, ubiq ayakkabı modelleri, ubiq ayakkabılar
Bal köpüğü saç rengi modelleri
bal köpüğü, bal köpüğü saç, Bal köpüğü saç rengi, Bal köpüğü saç rengi modeli, Bal köpüğü saç rengi modellleri
MAYBELLINE EVERFRESH KAPATICI
Aslında bu kapatıcıdan bahsetmek biraz abes. Zira az buçuk makyaj yapan her ama herkes bir kere denemiş bildiğim kadarıyla. 
Sarı alt tonlu, kapatıcılığı gayet iyi. fırçalı oluşundan dolayı sürmesi kolay, dağıtması için bir fırça ister yada hamarat parmaklar. İkisiyle de sonuç güzel oluyor. fiyatı 15 civarı, piyasadaki en iyi kapatıcılardan biri bence. Bir de bir arkadaşımın kullanığı Nivea nın kapatıcısına bakmak istiyorum, öyle güzel duruyor ki onda. Ulaşması da kolay nereye gitseniz ille bir Maybelline standı oluyor.

Üzerine sabitleyici pudra geçilebiliyor, sorun yaratmıyor. topaklanma filan oluşturmuyor ama tabii pudranın miktarını abartmamak lazım.

Tek sıkıntısı bikaç saat sonra göz altında çizgilenmesi, aslında Cecile de de dedğim gibi bu çok büyük bir problem değil, bir parmak darbesiyle halledilebiliyor ama o da olmasaydı mükemmel olacaktı. Bir de belki azcık daha kapatıcılık, azcık ama.

Kısaca şu yorumladığım kapatıcılar arasında benim favorilerim, Avon, Cecile ve bu. Ha süper memnun muyum, hayır, denediklerimin içinde iyileri bunlar. Mükemmel kapatıcı ne size göre?
SARIKIZ DOĞAL MADEN SUYU SPREYİ
Maden suyunun cilde yararları hakkında Google a küçük bir başvuruda bulunursanız bu tarz ürünlerden bir tane de sizin almanız gerektiğine ikna olursunuz sanırım. Ben eve maden suyu aldığımda da bu markayı tercih ediyorum.Özelikle yazın hem serinlemek için hem de yazın nemlendirici filan kullanmadığımdan biraz cildime faydası olacak bir şeyler yapmış olmak için çok sık kullanıyorum bu spreyi. Bildiğim kadarıyla La Roche, Vichy gibi markada da bu ürünlerin muadilleri var ama bunun özelliği Türk markası oluşu ve fiyatı 6-7 TL civarı.
BARBARA BORT KAPATICI NO:51


Epey zaman oldu bunu alalı. Baktım şimdi 2008 Ekimde almışım. O zamandan beridir toplam kullandığım 10 etmemiştir herhalde. Zira beğenmedim.
Birincisi pembe alt tonlu. Ben kapatıcıda sarı alt tonlu olanları daha çok beğeniyorum daha doğrusu daha "kapatıcı" buluyorum. Bu yüksek fikre şu çekimleri yaparken sahip oldum desem ne dersiniz? :P Aksi gibi elimdeki elimdeki kapatıcıların da çoğu pembe alt tonlu. Ve pek birşeyi de kapatmıyor bu sebeple.

Yapısı bana göre fazla cıvık. Ben kapatıcıyı genelde fırçayla sürmeyi tercih etmiyorum özellikle kompakt bişi değil böyle fırçalıysa. Ama bu öyle ince yapılı ki dağıtsanız olmuyor, dağınık bıraksanız hiç olmuyor. Dağıtayım derken olan kapatıcıyı gözünüze değil aslında elinize yedirmiş oluyorsunuz. Daha kalın dokulu olmalıydı.

Bu 51 nolu en açık rengi. Zaten bendeki cilt ürünlerinin hepsi en açık renk, yazmayı unutursam bile siz anlayın kozmetik.
Taa o zaman bunu 17 mi ne gibi bir fiyata almıştım ki bence bu performans için pahalı. Maybelline bundan kat kat daha iyi ve o bile 15 civarlarında. Tavsiye etmem yani boşa almayın.
Watermark eklemeyi unuttum resimlere artık yapılacak birşey yok. Şimdi baktım da formattan sonra zahmet edip kurmamışım bile aaa...
MAC Graphic Garden Give Away
Marjo nun bahsettiği çekilişe ben de katıldım. İlk defa bu tarz bir çekilişe katılıyorum bakalım ne olacak.
Zıplamanız gereken link burası: kozmetik
Bu yazının başlığını ne yapsam bilemediğim için onu da Marjo'dan çaldım.
Dipnot: Sevgili Marjo yakında ayağından pantolonunu da almaya çalışan birini görürsen sakın şaşırma, o benim! :P
Zıplamanız gereken link burası: kozmetik
Bu yazının başlığını ne yapsam bilemediğim için onu da Marjo'dan çaldım.
Dipnot: Sevgili Marjo yakında ayağından pantolonunu da almaya çalışan birini görürsen sakın şaşırma, o benim! :P
REVLON PINCH ME JEL ALLIK


Jel allıkları toz alllıklardan fazla sevdiğime bu allığı aldıktan sonra karar verdim. Bir kere yüzünüzde toz allıkların verdiği o "bakınız nası da allık sürdüm" ifadesi olmuyor. İkincisi bunun bu rengi çok ama çok güzel, koşup da kızarmışsınız gibi doğal ve hoş bir renk, tabii ayarını kaçırmamak şartıyla yoksa fazla sürüp yanağından kan damlayan tosuncuk gibi gözükmek de olası. Üçüncüsü kolay kolay çıkmıyor, tabii yüzünüzü yıkamazsanız. Ama tahmine diyorum ki hiçbirimiz güzelce makyaj yapıp ıortada salınıyorken koşup yüzümüzü yıkamayız, değil mi? Evet.
Jel değil de stick allık olarak Stila nınkini de aldım ama o böyle değil, sert bi antin kuntin bişey. Sevmedim onu duruyor.
Başka jel allıklar da istiyorum. Victoria's Secret ınkini mesela. Iraz dan yardım dileneyim yine en iyisi :)

Fotolarda görüyorsunuz, bir miniminiminicicik nokta yetiyor rengini vermeye. Jel şeklinde, elinizden alıp ordan yanaklarınıza pıtpıtlayarak sürebilirsiniz. Bu anlamda uzun da ömürlü bir ürün. Yalnız bir sorunu var, benimki öyle olmuş mesela, uzun zaman kullanılmadan bekleyince katı ve sıvı kısımları biraz ayrışabiliyor. Bakınca ambalajından bunu görmek olası değil, sıkınca elinize sadece kırmızı su geliyor bir süre, sonra pıstlatmaya devam edince jel kısmı geliyor ama bence bu da normal. Seviyorum diyip duruyorum ama en son Mayısta filan kullandım galiba. Zira güneş yüzünü göstermeye başlayalı beri gözüme kalem dahi çekmiyorum.

Bendeki 310 numara, Cheeky Cherry rengi. Bildiğiniz kiraz. 13,31 ml ve Amerikada üretilmiş. Kullanım ömrü kapağı açıldıktan sonra 24 ay. Gitti Gidiyorda var, hatta ben de bizzat ordan, pek sevdiğim bi şekerden aldım. :)
MAYBELLINE DREAM MOUSSE SHIMMER 01
Maybelline in köpük ürünlerini bilmeyen yok. Ben ve arkadaşlarımın bayılarak kulandığımız ürünlerinden köpük allıkları ilk sırada. Köpük fondotenini de bir arkadaşım çok seviyor ve ondaki duruşu da çok güzel. Bende iki tane var allığı, bir ara onları da yazayım. Bu da karıştıra karıştıra standın ta diplerinden çıkardığım, hatta stand görevlisinin bile varlığının farkında olmadığı bir aydınlatıcı. Aslında alalı beri ya bir ya iki kere kullandım, daha fazla değil. Likit aydınlatıcıları daha çok seviyorum sanırım. Bu ürünü ille yanaklarınıza kullanmak durumunda değilsiniz, kaş altlarına, burun üzerine, elmacık kemiklerine kullanılabilir. Dokusu güzel, kolay alınabiliyor ve yayılabiliyor.

Teknik bilgilerini de vereyim, rengi 01 Porcelain, 7 ml, Fransada üretilmiş, enteresan ki kullanım ömrü hakkında bir bilgi yok üzerinde.

Elimin üzerinde de fotoğrafını çekeyim dedim ama öyle açık renk ki bir türlü gözükmedi, bende de uzun boylu uğraşacak kadar sabır ne gezer, vazgeçiverdim, hayal gücünüze güvendim. :)
ELF ALL OVER COLOR STICK - PINK LEMONADE
Iraz'dan Revlon umu alırken bana hediye olarak bu miniği yolladı. Önceki Elf siparişimde bunlardan denemeyi unuttum açıkçası. Bir daha da sipariş vermeyince öylece kalakalmıştım. (Ne acıklı!) 
Kokusu şeker portakalı, mis gibi, bütün turunçgil kokularına hastayım, limon kolonyasından parfüm yapacak kadar :) Kalıcılığı hakkında bilgi veremeyeceğim, açıkçası dikkat etmedim kullandığım zaman. Ama verdiği doğallık ve hafif ışıltı çok hoş. Aslında dudaklar için de kullanılabileceği söylenmiş ama bence dudaklar için fazla açık renk. Bir iki denedim sevmedim neticede. Boyutu gayet küçük, ürünün olduğu kısmın yüksekliği 2 cm anca, toplam boyut da 6 cm civarıdır, büyük bir şey hayal etmeyin. Ama zaten fiyatı da 1,5 £, yani gün itibariyle 3,6 TL. Türkiyedeki hiçbir makyaj ürününü, büyük veya küçük, bu fiyata alamazsınız, ki bunların kalitesine de kötü denemez. Ortanın üzeri.
Yakın plan fotoları çok iyi çekemiyorum makinemden ötürü, o yüzden koymadım resimlerini buraya. Aynı sebepten renk örneği fotoğrafım da içler acısı, size kozmetik veriyorum ki insan gibi çekilmiş bir foto görebilesiniz.

Elf in allıkları da çok güzel, bende bir kompaktı var, onu da göstereceğim yakında.
Bir tek bu ürünü alabilmek için yurtdışından siparişe değmez, daha başka ihtiyaçlarınız da olduğunda topluca alabilirsiniz. "Yok uğraşamam" diyenler sizi pimapen yönlendirmek isterim.
DOLCE GABBANA LIGHT BLUE
Kokular konusunda gayet büyük bir handikapım var, ben kendimi baharatlı, hatta acı, ağır parfümler seviyor biliyorum. Fakat ne zaman parfüm denemeye gitsem yada birinde beğensem, o beğendiklerim, meyve kokulu, şekerli parfümler oluyor. Kendimi tanımadığımı yada kendime olduğumdan başka bir rol biçtiğimi düşünüyorum.Limon, portakal gibi bütün turunçgil kokularına bayılırım, yeşil elmaya da, vanilyaya da. Küçükken Edirnede kolegalardan aldığımız buram buram yeşil elma kokan bir deodoratım bile vardı.
İçeriğini yazayım: Granny smith elma, Sicilya limonu, çançiçeği, yasemin, frezya, misk, kenribar, bambu, beyaz gül.
Gördünüz mü? En azından sevdiklerimi tutturdum. :)
Bu koku bana bariz bir biçimde limonatayı hatırlatıyor. Tam bir yaz kokusu, hoş ben yaz kış ayırmam ama. Mis gibi, temiz, şekerli, tatlı.
Muhakkak bir kere deneyin. Strawberry fiyatı 100 ml 127,50 TL.
SİYAH GÖZ KALEMİ
Biri lensli gözler için uygun, ki bu demek oluyor ki gözler normalden biraz daha suludur ve sürülen her renk müzahrafat AKAR AKAR AKAR, kesinlikle akmayan ama göz içine çekilebilecek kadar da yumuşak olan siyah göz kalemi yazısı yazsın.
Makyaj severim diyenler sözüm sizlere.... Koca yaz geçti bir siyah kalem çekemedim. :(
Son Gelişmeler: Inglot eyelinerı açılı fırçayla göz üstüne çeker gibi göz içine çektim. Mübarek ne aktı ne koktu koca gün boyu. Herhangi bir hassasiyet, bir alerji filan yapmadı. Yalnız çıkarması biraz zor oluyor demedi demeyin, hatta bende cleansing oil olmadığından güzelce çıkardım dediğim halde her sabah gözümün altında karalıklarla kalktım. Bilmem iyi mi ettim kötü mü ettim ama oldu artık, daha da vazgeçmem.Böyle bir sivri zekalılığı tek yapanın ben olmadığımı söyleyin, siz de yapmışsınızdır belki fluidlinela filan, hı?
Makyaj severim diyenler sözüm sizlere.... Koca yaz geçti bir siyah kalem çekemedim. :(
Son Gelişmeler: Inglot eyelinerı açılı fırçayla göz üstüne çeker gibi göz içine çektim. Mübarek ne aktı ne koktu koca gün boyu. Herhangi bir hassasiyet, bir alerji filan yapmadı. Yalnız çıkarması biraz zor oluyor demedi demeyin, hatta bende cleansing oil olmadığından güzelce çıkardım dediğim halde her sabah gözümün altında karalıklarla kalktım. Bilmem iyi mi ettim kötü mü ettim ama oldu artık, daha da vazgeçmem.Böyle bir sivri zekalılığı tek yapanın ben olmadığımı söyleyin, siz de yapmışsınızdır belki fluidlinela filan, hı?
Hangi şehirde yaşıyorsun?
_Hangi şehirde yaşıyorsun?
İstanbul
_Mesleğin?
Öğretmen
_Blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın?
Bu soruyu "makyaj blogu yazmaya nasıl karar aldın" olarak alıyorum zira bu benim 4 mü ne blogum. Cevabım da "Öylesine oluverdi" :P
_Ne kadar süredir blog yazıyorsun?
İlk blogum olan yemek blogunun açılış tarihi Kasım 2004. Kişisel blogumunki ise Şubat 2006. Yemek blogunu kapattım, kişisel bloga da pek yazmıyorum artık zaten. Yani epey eskiyim bu blogculuk işlerinde.
_Blogunu hangi sıklıkla ziyaret edersin?
Her gün, zira dükkan kapalı malum, gün bilgisayar başında geçiyor. Kış sezonunda 2-3 günde bir diyebilirim.
_Pc açıldığında bloğunu açmak kaçıncı sıradaki iştir?
Bir rutin yok bazen hiç açmıyorum bazen de ilk önce.
_Başka bir blog sayfasında görüp aldığın birşey ya da gittiğin bir yer oldu mu?
Öyle maymun iştahlıyım ki bir şeyi görüp de almayı planlayıp da alasıya hevesim kaçmış oluyor zaten. Hala kaçmayacak kadar güçlü bir hevesse de alışverişe çıkıp başka şeyleri görünce unutuyorum zaten.
_Blogunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Aslında safi makyaj beni biraz sıkmaya başladı itiraf edeyim. Ama öyle bir blog adı seçmişim ki başka bişeyden bahsedecek olsam önce bana komik gelecek korkarım bu platformda.
_Bloglarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?
Aslında ekleyip bi yerden takip etmekten hiç hoşlanmıyorum ve yarışma marışma gibi bir şey için eklemiş olsam bile ordan bakmıyorum da zaten. Tek tek adresten girmekten daha çok hoşlanıyorum. Böylelikte o blogdan o bloga, burdan şu tarafa derken yeni bir sürü güzel blog keşfedebiliyorum.
_Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Çok sıcak bakıyorum, bi kere Adsense ten 100 dolar almışlığım bile var. Ama konu makyaj bloguysa para değil de sivri zekalı firmalar ürünlerini gönderseler de denesek de yazsak da sonra o ürünleri denemek isteyen başkalarına yollasak onlar da denese, böyle saadet zinciri vari bir oluşum içine girsek tam süper olur bence. Yok böyle olmuyorsa nakit de olur fark etmez :)
_Blog arkadaşlarınla buluşma, biraraya gelme fikrine ne dersin?
Evet olabilir, koca göbeğim ve ben birlikte katılırız aktiviteye, milletin gözü blogger görür. :P Böyle bişey olacaksa tercihim bebekcandan sonra olması lütfen.
kozmetik teşekkür ederim mimin için. Gene öksüz kalıcam diye çok korkmuştum.
İstanbul
_Mesleğin?
Öğretmen
_Blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın?
Bu soruyu "makyaj blogu yazmaya nasıl karar aldın" olarak alıyorum zira bu benim 4 mü ne blogum. Cevabım da "Öylesine oluverdi" :P
_Ne kadar süredir blog yazıyorsun?
İlk blogum olan yemek blogunun açılış tarihi Kasım 2004. Kişisel blogumunki ise Şubat 2006. Yemek blogunu kapattım, kişisel bloga da pek yazmıyorum artık zaten. Yani epey eskiyim bu blogculuk işlerinde.
_Blogunu hangi sıklıkla ziyaret edersin?
Her gün, zira dükkan kapalı malum, gün bilgisayar başında geçiyor. Kış sezonunda 2-3 günde bir diyebilirim.
_Pc açıldığında bloğunu açmak kaçıncı sıradaki iştir?
Bir rutin yok bazen hiç açmıyorum bazen de ilk önce.
_Başka bir blog sayfasında görüp aldığın birşey ya da gittiğin bir yer oldu mu?
Öyle maymun iştahlıyım ki bir şeyi görüp de almayı planlayıp da alasıya hevesim kaçmış oluyor zaten. Hala kaçmayacak kadar güçlü bir hevesse de alışverişe çıkıp başka şeyleri görünce unutuyorum zaten.
_Blogunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Aslında safi makyaj beni biraz sıkmaya başladı itiraf edeyim. Ama öyle bir blog adı seçmişim ki başka bişeyden bahsedecek olsam önce bana komik gelecek korkarım bu platformda.
_Bloglarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?
Aslında ekleyip bi yerden takip etmekten hiç hoşlanmıyorum ve yarışma marışma gibi bir şey için eklemiş olsam bile ordan bakmıyorum da zaten. Tek tek adresten girmekten daha çok hoşlanıyorum. Böylelikte o blogdan o bloga, burdan şu tarafa derken yeni bir sürü güzel blog keşfedebiliyorum.
_Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Çok sıcak bakıyorum, bi kere Adsense ten 100 dolar almışlığım bile var. Ama konu makyaj bloguysa para değil de sivri zekalı firmalar ürünlerini gönderseler de denesek de yazsak da sonra o ürünleri denemek isteyen başkalarına yollasak onlar da denese, böyle saadet zinciri vari bir oluşum içine girsek tam süper olur bence. Yok böyle olmuyorsa nakit de olur fark etmez :)
_Blog arkadaşlarınla buluşma, biraraya gelme fikrine ne dersin?
Evet olabilir, koca göbeğim ve ben birlikte katılırız aktiviteye, milletin gözü blogger görür. :P Böyle bişey olacaksa tercihim bebekcandan sonra olması lütfen.
kozmetik teşekkür ederim mimin için. Gene öksüz kalıcam diye çok korkmuştum.
FLORMAR TEKLİ FARLAR

Resim eskiden çekildiği için çok net değil ayrıca farların nosu da gözükmüyor ama zaten çok alengirli, ara tonlar değil bunlar, gidip baktığınızda da kolayca görebileceğiniz renkler.
Flormarın farlarını seviyorum gerçekten, Türk markalarında Pastel ile ikisi açık ara favorim. Flomar markasının bir güzelliği de müşteri ilişkilerine gösterdiği özen. Pastel de ne yazık ki bu yok. Blogger olan veya olmayan pek çok kullanıcıya yolladıkları deneme kitinden haberdar olmayan kalmadı artık, o kitlerden biri de benimdi. Kendi makinemle çekilen fotoları pek beğenmediğim, daha doğrusu ürün renklerini tam yansıtmadığını düşündüğümden eşimin foto makinesini kullanıma açmasını bekliyorum. Bana gelen kitin içindekileri böylelikle fotolayıp koyabileceğim buraya. Ama ondan önce elimde olan iki renk farı göstereyim dedim.
Lacivert ışıltılı fara bayılıyorum. Bu haftasonu Capacity Sephora da baktığımız bir 4lü mü 5 li mi ne farı unutabilmiş değilim mesela. Sephora markalı bir üründü, teklisini sordum ama yokmuş. O setin içindeki diğer renklere de bayılmadığımdan almadım, kaldı öyle ama aklım da kaldı. Bu lacivert ise ışıltılı değil ama tam lacivert, benim sevdiğim koyu ve başka bir tona kaçmaya çalışmayan lacivert.
Dokusu diğer Flormar farları gibi yumuşak, kolay sürülebilir. Rengini gayet güzel veriyor. Kötü yanı ise bazsız kullanıldığında birkaç saat sonra çizgilerde topaklanma yapıyor ki benim gözkapağım yağlı değil, ona rağmen böyle. Bazla sabah 8 akşam 22 arası dayandığına ben şahidim ama. :)

Fiyatlar gayet uygun zaten. Tam hatırımda değil ama 5-6 TL bir paraya almıştım.
Kahverengiden bahsetmiyorum çünkü bayılarak aldığım bu ton bana yakışmadı, hasta patlak göz oldum, o yüzden ablamda şimdi ama kalite anlamında lacivert için söylediğim tüm sözler bunun için de geçerli tabii.
Devamı gelecek...
Hamilelik sorunları
Hamilelikten dolayı biraz alerjikti cildim, sıcaktan dolayı zaten hiç bir makyaj yaptığım yoktu, yine hamileliğin getirisi olarak gece gündüz uyumayı arzu eden bi kimliktim ve dolayısıyla yazı mazı hazırlayacak enerjim de yoktu. Dolayısıyla insanlara da her geldiklerinde aynı şeyi göstermemek amaçlı blogu kapamasam da şifreliye almıştım. Di li geçmiş zaman yanıltmasın, hala hamileyim, hala bu bahaneler geçerli. Ama okul açıldı iş başladı. Bitli bitli evde oturuluyor da bitli bitli okula gidilmiyor ne yazık ki. Cilt ürünlerini çok sık kullanmıyorum ama göz ürünleri ve allığı sürüyorum artık. Bilmiyorum çok sık yazı girer miyim, siz de beklenti içinde olmayın bu sebeple. Deli Hamileye yazmaya çalışıyorum, burası biraz daha nadasta kalıcak ama belki eski yazılardan bakmak isteyen olur diye şifreli halini kaldırdım o kadar.
Değişen bişi yok, halen herkesi takip ediyorum. Öpüyorum sizleri....
Değişen bişi yok, halen herkesi takip ediyorum. Öpüyorum sizleri....
FLORMAR TURBO BOOST RİMEL
Ürünler bana geleli iki haftayı geçti sanırım, ilk kullandığımda bu rimeli beğenmedim. Benim rimelde aradığım şey uzunluk değil, tek tek ayırma da değil, kendimce uzun kirpiklere sahibim zaten. Sadece dolgunluk istiyorum. Bu rimelin de aslında vaadi o ama 5 kat dolgunluk vermiyor, bu noktada baştan anlaşalım. Ayırma ve belirginleştirmede daha iddialı bence. İki haftalık Bopshorus kürüne tabii tutulup eski kırpık ve cansız hali gitmeye başlamış kirpiklere, iki hafta kullandıktan sonra iyi gelmeye başladı rimel. Hatta bugün sürdüğümde aman bir beğendim bu kadar olur. Bu bizi hangi noktaya getiriyor? Aslında iyi makyaj iyi altyapıda adam gibi duruyor, yoksa adı makyaj değil kamuflaj oluyor.
Günlük kullanılabilecek, az bir dolgunluk, ortalama uzunluk ve siyah renk veren bir rimel bu. Gün içinde akmıyor kokmuyor, göz altlarına minik pıtırcıklar halinde dökülmüyor. Fırça kalınlığı ortalama, bu yüzden fazla dombili fırçalı rimellerde karşılaşılan küçük kirpikleri boyarken maymuna dönme hadisesi yaşanmıyor. Şahane mi? Hayır. Kötü mü? Kesinlikle değil, hatta yeniden ekonomik bir seçenek olarak alınabilir bile. Rimelden çok büyük beklentileriniz yoksa veya kaş kirpik açısından Allahın sevgili kullarından biriyseniz (Biksiiiii) elbette ki bu rimeli kullanabilir ve kalan paranızı başka yerlere harcayabilirsiniz, mutlu eder. "Dolgun olsun kirpiklerim" isimli garip takıntıya sahipseniz de kullanırsınız ama sizi bozmaz, en azından bir süre. Tek sıkıntı ismi, bu kadar iddialı olmamalıydı bence, büyük beklentiler uyandıran bir isim ürün iyi olsa bile normalin üzerinde heyecan yaratacağından beğenilmeyebilir, abartmasanız beğenileceği yerde hem de.
Flormar a bu jestinden ötürü çok teşekkür ederim. Flormar gibi büyük bir firma için küçük, bloggerlar ve reklamcılık açısından büyük bir adım. Bizim buraya açtıkları cornerdan bu haftasonu bikaç parça daha bişey aldım. Severek kullanılabilecek, satış noktalarına kolay ulaşılabilir, uygun fiyatlı bir marka bulmak ne güzel. Yerli olması ise şahane.
IHERB ALIŞVERİŞİ-JASON AGE RENEWAL MOISTURIZING CREME
Sar'ın tavsiye ettiği bir siteydi bu. Bebeğim için organik ürünleri tercih edince buraya yöneldim ben de. Gerçekten de yaptığım en hızlı, en sorunsuz alışverişlerden biriydi. Gelen ürünlerin ayrıntısı, kargo detayları vs için bakacaksınız, orada anlattım zaten bir daha tekrarlamayayım. Sadece Jason ın kremini buraya yorumlamak istedim.

En önemli özelliği organik olması tabii. Beyaz, kokusuz bir krem bu. Ambalaj yukarıdaki gibi, barnakla dalıyorsunuz, pek hijyenik diyemeyeceğiz kendisine. Aslında bu tip kavanoz ürünleri ben pompalı şişeye aktarıp kullanıyorum zira kapak açmaya feci eriniyorum. (Yaşamaya nasıl erinmiyorum, hayret!) Ama bunun dokusu biraz kalın, pompalı şişede kullanımının pek rahat olmayacağını düşünüyorum o yüzden böyle bıraktım. Benim cildim takır takır kuru, yazın da karma. Şu aralar ben gündüz nemlendiricisi olarak bu kremi kullanabiliyorum, cildim gün içerisinde parlama yapmıyor. Ama eşimin cildi yağlı. Geçen gün banyodan sonra sürdü, birlikte dışarı çıktık, yaklaşık bir saat kadar sonra burnu pırıl pırıldı. Yani ne imiş, yağlı ciltler zinhar uzak durmalı imiş. Yazın ben bunu kullanabileceğimi düşünmüyorum mesela. Bol soğuklarda iyi gider ama. Akşam sürüp yatıp sabah kalktığınızda pamuk tavşan gibi oluyorsunuz. Bi dönem gece yatarken E vitamini kapsülü -Evigen miydi neydi- sürerdim yüzüme. Bu da ona yakın E vitamini içeriyordur sanırım.
Bu ara zaten yürüyemiyorum ya her yere, internet alışverişinin bokunu çıkarmış durumdayım. Allah bana akıl fikir versin...

En önemli özelliği organik olması tabii. Beyaz, kokusuz bir krem bu. Ambalaj yukarıdaki gibi, barnakla dalıyorsunuz, pek hijyenik diyemeyeceğiz kendisine. Aslında bu tip kavanoz ürünleri ben pompalı şişeye aktarıp kullanıyorum zira kapak açmaya feci eriniyorum. (Yaşamaya nasıl erinmiyorum, hayret!) Ama bunun dokusu biraz kalın, pompalı şişede kullanımının pek rahat olmayacağını düşünüyorum o yüzden böyle bıraktım. Benim cildim takır takır kuru, yazın da karma. Şu aralar ben gündüz nemlendiricisi olarak bu kremi kullanabiliyorum, cildim gün içerisinde parlama yapmıyor. Ama eşimin cildi yağlı. Geçen gün banyodan sonra sürdü, birlikte dışarı çıktık, yaklaşık bir saat kadar sonra burnu pırıl pırıldı. Yani ne imiş, yağlı ciltler zinhar uzak durmalı imiş. Yazın ben bunu kullanabileceğimi düşünmüyorum mesela. Bol soğuklarda iyi gider ama. Akşam sürüp yatıp sabah kalktığınızda pamuk tavşan gibi oluyorsunuz. Bi dönem gece yatarken E vitamini kapsülü -Evigen miydi neydi- sürerdim yüzüme. Bu da ona yakın E vitamini içeriyordur sanırım.
Bu ara zaten yürüyemiyorum ya her yere, internet alışverişinin bokunu çıkarmış durumdayım. Allah bana akıl fikir versin...
FLORMAR OJE
Flormar ın hediyesi olarak gelen oje bu üstteki, benim kendime aldığım renkler de diğerleri. Halen yaşayan bir genç kızın Flormar ojesinin olmaması ya da en azından bir kere sürmemiş olması ihtimali son derece düşük olduğundan uzun uzun hikaye etmeyeceğim bunları, kendimdeki renkleri ekliyorum ki hani görmemiş olursanız, aradığınız bir renk filan varsa tesadüfen burada karşınıza çıkabilir diye.


Benim ojede tipik rengim rakı beyaz ve uçuk yavruağzılar. Hata belirtmiyor, temiz gösteriyor, şu bu. Ama öteki renkleri de alıyorum. Hayır deli diilim. :P
Ojede tek sıkıntım şu, ben simlileri de severim, Golden Rose, Pastel gibi markaların simli ojelerini de alıyorum ama Yarabbi öyle zor ki onları çıkarmak, kazı kazı insanın canı burnuna geliyor, zaten aseton kokusundan da tıkanıyorsun pöff! Simli ojeleri kolay çıkartan ve kokusuz aseton icat edilsin!
ELF OJE

Hazır ojeden başlamışken bunları da çıkarayım aradan dedim. Fi tarihli Elf kozmetik alışverişimde sepete cumba ettiğim iki oje. Renkleri görüyorsunuz, benim klasiğim yine. Açık renk olanı 3-4 katta şişedeki rengi tutturuyor, epey açık yani. Bordosu iki katta tam oturuyor. Ama çok sağlam, çok kalıcı ojeler bunlar. Flormarın bir iki gömlek üstü. Bir hafta sağlamcana durabiliyor, aşırı bir zorlamada bulunmazsanız. Gayet ucuz. Zaten Elf de dakika başı promosyon yapıp duruyor, ille bi ara ücretsiz kargo, yok 5 Sterlin indirim filan denk getirirsiniz, deneyin derim. Ne zamandır da kullanmadım, bekleyip duruyorlar ama yapılarında en ufak bir bozulma yok.
Buraya link vermek için sitesini açtım da Studio serisinin fırçaları ne güzel gözüküyor.
SEPHORA CLEANSING OIL FOR FACE AND EYES

Efendim Iraz, JM yazıp durdukça merak ediyordum, "Nedir Allahım bu cleansing oil, nası kullanılır, surattan nası arıtılır?" filan diye. Hoş anlatıyorlar ama denemek lazım.
Geçen haftasonunun Capacity Sephora ganimeti bu. 23 TL civarı idi yanılmıyorsam, 140 ml. Şişesi, dizaynı, rengi görüyorsunuz zaten, son derece güzel. Üzerinde kuru ciltler için olduğu yazıyor, yağlı ciltte ne gibi bir probleme sebep olabilir düşündüm ama çıkaramadım, zaten suyla arındırıp tonik geçiyorsunuz üzerine, öyle yeni kızarmış patlıcan misali yağlarınız süzülerek beklemiyorsunuz ki... Yağın kendisi tamamen şeffaf.
Ben uygulamayı şöyle yapıyorum: Lavabonun başına geçip, ellerimi ıslatıp, hafif bir yüzüme özellikle de gözlerime dokunuyorum zira çoğunlukla ten makyajına üşeniyorum, yalnız göz makyajım oluyor. Sonra bir pomp bundan sıkıyorum gözlerimi nazikçe ovalamaya başlıyorum diyeceğim ama aslında ovalamak diil bu, nazik bi hareket işte neyse. Göz içine akmıyor kokmuyor diye Inglot jel eyeliner çektiğim için, o mübarek de 3 gün silmesen çıkmadığı için gözümü açıp o waterline bölgesini de parmaklıyorum. Yani anladığınız üzere göz açıkken içine bile sürebiliyorum yağı, yakmıyor, yalnız lensler buğulanıyor o kadar. Bir pomp daha alıp yüzümü ovuşturduktan sonra bolcana suyla yıkıyorum yüzümü ve arınmıyor!!! Bu noktada bir uygulama hatam olup olmadığını düşünüyorum, bilenler bir anlatıversin. Arınamadığım için bir fırt da anlattığım Avon temizleyicimden alıp yüzümü yıkıyorum, cillop gibi çıkıyorum piyasaya.
Bunca zamandır neden o iğrenç disk pamuklarla, Maybelline bilmemne mavi-beyaz sularla, rimeli kazıyacağım diye uğraşıp yitirdiğim kirpiklerimle, gene de sabah siyah göz altlarıyla kalkmayla, göz yakan temizleyicilerle filan uğraşmışım bilemiyorum, öyle güzel ve kolay bir temizlik yöntemi ki bu. Hem de waterproof filan demeden yüzünüzde ne varsa zart diye, uğraştırıp acıtmadan derinlemesine söküp atıyor.
CAMELEON FAR SETLERİ-STRAWBERRYNET İNDİRİMİ

Her gün kullandığım, topaklanmayan, yüzüme dökülmeyen, yoğun pigmentli, çok güzel farlar bunlar. Kutu içindeki allıkları kullanmadım en henüz, onlar hakkında birşey diyemeyeceğim o yüzden.
Hazır böyle güzel indirim varken kaçırmayın derim.
FLORMAR RUJ 503- FLORMAR SUPERSHINE GLOSS 122

Flormar paketinin dudak ürünleri şimdi de. Bu paket bir çok kişiye gitti zaten, biliyorsunuz.
Rujun rengi çok güzel bir kere baştan söyleyeyim. Günlük kullanılabilecek çok hoş bir pembe. Ama fazla sürmemek gerekiyor. Benim rujlarımın hemen hepsi Avon. Rujda tek geçeceğim bir marka bu, benim beğeni kriterlerime göre en azından. Çok yumuşak yapılı, nemlendirici özelliği yüksek rujlar Avonlarımın hepsi. Onlara nazaran bu ruj bana epey sert geldi. Sürerken kaymıyor, dudakta daha katı bir tabaka oluşturuyor. Ama gün içerisinde kurumaya sebep olmuyor, o tabaka bişey yiyip içmezseniz öyle duruyor. Ki kuruma ve kurumuş dudakları yolma konusunda kendimden daha yüksek bir otorite tanımam. Açıkcası daha önce Flormar ruj kullanmadım, bu serinin rujları mı böyle, yoksa genel yapıları mı bu bilmiyorum. Denemeden alınmamalı bence. Beğendim mi? Evet. Ama dediğim gibi tercihim daha yumuşak yapılı rujlardan yana.
Gloss için ne desem az. En ziyadesiyle beyaz olduğumdan renksiz, nude tonlu ruj ve glosslar almam, iyice ince hastalığa yakalanmış gibi gözüküyorum zira. Yani kendi kendime kalsam hayatta gidip bu glossu almam ama Flormar öyle iyi etmiş ki yollaıdğına. Işıltısı inanılmaz güzel, fazl bir renk verdiği yok, tüpteki rengine kanıp da dudağım bu renk mi olacak demeyin. glosstan elde edeceğiniz bitiş, ıslak görünümlü, doğal renkli ve binbir çeşit ışıltılı dudaklar olacak, ki bu görüntü benim çok hoşuma gitti. bunun biraz daha koyusu tonlar esmer bayanlara da çok yakışıyor, o görünümden çok hoşlanıyorum ben.
Işıltısına öyle bayıldım ki, daha önce bahsettiğim cornerdan iki gloss bir tane de makyaj temizleyici aldım. Yazısı geliyor.
FLORMAR TEMİZLEME LOSYONLU PAMUKLU DİSK

Son zamanlarda bulduğum en güzel kutucuk. Zannetmeyin ki Sephora dan vazgeçtim ama bu da öyle pratik ki.
Halihazırda koltukta uyuyup, zar zor doğrulmak suretiyle yatağa atlamışsanız, tam soldan sağa dönecekken farınız rimeliniz aklınıza gelmişse, kalkıp da oil moil temizleyecek enerjiniz yoksa, elinizi komodine uzatır, üzerinden bu kutuyu alırsınız. İçinden kağıt inceliğine yakın ve yumuşacık, kayısı yağı içerikli bir minik disk pamuk çıkar. Ama bildiğmiz disk pamuklardan diil, onun 3 te biri inceliğinde ve sıkıştırılmış hali. Gözünüzü silersiniz, acıtmaz, güzelce temizlenir. Inglotu da çıkarır, sabah göz altında karalık olmaz, hırpalanmaz.
Tek eksisi yüz makyajınıza girişemiyor olmanız, aslında girişsek ne olur bilemiyorum. Denemek lazım :D
Bir de yeşil çaylısı var bunun, ben bu ara yağlı makyaj temizleme ürünlerine taktığımdan bunu tercih ettim, iyiki de etmişim süper memnun kaldım. 8 TL civarı, içinde 80 adet disk var, kutu çok güzel ve kolay taşınabilir. Temizleme mendilleri gibi sert dokulu değil.
Bayıldım, kesin alın, deneyin, beğenmezseniz bana yollarsınız ehe!

L'oreal Color Casting Creme Saç Boyası - 2

Bu boya da paketimden çıkanlar arasında. Zaten Lorealin bu kampanyayı düzenlemesindeki neden amonyaksız seri bu saç boyalarının tanıtımı.
Liseyi bitirdiğim yaz saçları sarıya boyatmamla başlayan boya furyası aralıksız 14 sene sürdü. Sonra öyle bir bıktım ki, yaklaşık 4-5 senedir hiç ama hiçbir şey yaptırmıyorum. 14 sene içinde bakır kızıldan mavi siyaha, sarı gölgeden koyu kızıla tüm acayip renkleri kafama uyguladım. Bence en çok yakışanı düz siyahtı. Tabii bu renk için o zaman daha cesaretli idim, yaş genç olunca “aman yüz hatlarımı sertleştirip yaşlı gösterir mi?” gibi bir korkusu olmuyor insanın.
Bu aralar yine değişiklik isteği hasıl oldu. Gebelikten dolayı saç boyatamıyorum. Ama gudik kızımın gelmesine az kaldı. Uzun saçlarımdan da bıktım, dolayısıyla saçımı ense boyunda kestirip siyaha boyatma projem var. Ama yukarıda yazdığım sebep beni durduruyor. Kendi rengim koyu kahve. Gölge mölge, açık renkler filan istemiyorum. Siyah saç 34 yaşında biri için fazla mı sert kaçar acaba? Hazır elimde bu varken, güzel bir çikolata mı yapsam? Yüze çok yumuşak güzel bir ifade verdiğini düşünüyorum bu renklerin.
Sizin fikriniz ne?
Liseyi bitirdiğim yaz saçları sarıya boyatmamla başlayan boya furyası aralıksız 14 sene sürdü. Sonra öyle bir bıktım ki, yaklaşık 4-5 senedir hiç ama hiçbir şey yaptırmıyorum. 14 sene içinde bakır kızıldan mavi siyaha, sarı gölgeden koyu kızıla tüm acayip renkleri kafama uyguladım. Bence en çok yakışanı düz siyahtı. Tabii bu renk için o zaman daha cesaretli idim, yaş genç olunca “aman yüz hatlarımı sertleştirip yaşlı gösterir mi?” gibi bir korkusu olmuyor insanın.
Bu aralar yine değişiklik isteği hasıl oldu. Gebelikten dolayı saç boyatamıyorum. Ama gudik kızımın gelmesine az kaldı. Uzun saçlarımdan da bıktım, dolayısıyla saçımı ense boyunda kestirip siyaha boyatma projem var. Ama yukarıda yazdığım sebep beni durduruyor. Kendi rengim koyu kahve. Gölge mölge, açık renkler filan istemiyorum. Siyah saç 34 yaşında biri için fazla mı sert kaçar acaba? Hazır elimde bu varken, güzel bir çikolata mı yapsam? Yüze çok yumuşak güzel bir ifade verdiğini düşünüyorum bu renklerin.
Sizin fikriniz ne?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)