REVLON PINCH ME JEL ALLIK




Jel allıkları toz alllıklardan fazla sevdiğime bu allığı aldıktan sonra karar verdim. Bir kere yüzünüzde toz allıkların verdiği o "bakınız nası da allık sürdüm" ifadesi olmuyor. İkincisi bunun bu rengi çok ama çok güzel, koşup da kızarmışsınız gibi doğal ve hoş bir renk, tabii ayarını kaçırmamak şartıyla yoksa fazla sürüp yanağından kan damlayan tosuncuk gibi gözükmek de olası. Üçüncüsü kolay kolay çıkmıyor, tabii yüzünüzü yıkamazsanız. Ama tahmine diyorum ki hiçbirimiz güzelce makyaj yapıp ıortada salınıyorken koşup yüzümüzü yıkamayız, değil mi? Evet.
Jel değil de stick allık olarak Stila nınkini de aldım ama o böyle değil, sert bi antin kuntin bişey. Sevmedim onu duruyor.
Başka jel allıklar da istiyorum. Victoria's Secret ınkini mesela. Iraz dan yardım dileneyim yine en iyisi :)
Fotolarda görüyorsunuz, bir miniminiminicicik nokta yetiyor rengini vermeye. Jel şeklinde, elinizden alıp ordan yanaklarınıza pıtpıtlayarak sürebilirsiniz. Bu anlamda uzun da ömürlü bir ürün. Yalnız bir sorunu var, benimki öyle olmuş mesela, uzun zaman kullanılmadan bekleyince katı ve sıvı kısımları biraz ayrışabiliyor. Bakınca ambalajından bunu görmek olası değil, sıkınca elinize sadece kırmızı su geliyor bir süre, sonra pıstlatmaya devam edince jel kısmı geliyor ama bence bu da normal. Seviyorum diyip duruyorum ama en son Mayısta filan kullandım galiba. Zira güneş yüzünü göstermeye başlayalı beri gözüme kalem dahi çekmiyorum.
Bendeki 310 numara, Cheeky Cherry rengi. Bildiğiniz kiraz. 13,31 ml ve Amerikada üretilmiş. Kullanım ömrü kapağı açıldıktan sonra 24 ay. Gitti Gidiyorda var, hatta ben de bizzat ordan, pek sevdiğim bi şekerden aldım. :)

Britney Spears çanta modeli

britney spears, britney spears sarı çantası ile, sarı çanta

MAYBELLINE DREAM MOUSSE SHIMMER 01

Maybelline in köpük ürünlerini bilmeyen yok. Ben ve arkadaşlarımın bayılarak kulandığımız ürünlerinden köpük allıkları ilk sırada. Köpük fondotenini de bir arkadaşım çok seviyor ve ondaki duruşu da çok güzel. Bende iki tane var allığı, bir ara onları da yazayım. Bu da karıştıra karıştıra standın ta diplerinden çıkardığım, hatta stand görevlisinin bile varlığının farkında olmadığı bir aydınlatıcı. Aslında alalı beri ya bir ya iki kere kullandım, daha fazla değil. Likit aydınlatıcıları daha çok seviyorum sanırım.
Bu ürünü ille yanaklarınıza kullanmak durumunda değilsiniz, kaş altlarına, burun üzerine, elmacık kemiklerine kullanılabilir. Dokusu güzel, kolay alınabiliyor ve yayılabiliyor.
Teknik bilgilerini de vereyim, rengi 01 Porcelain, 7 ml, Fransada üretilmiş, enteresan ki kullanım ömrü hakkında bir bilgi yok üzerinde.

Elimin üzerinde de fotoğrafını çekeyim dedim ama öyle açık renk ki bir türlü gözükmedi, bende de uzun boylu uğraşacak kadar sabır ne gezer, vazgeçiverdim, hayal gücünüze güvendim. :)

ELF ALL OVER COLOR STICK - PINK LEMONADE

Iraz'dan Revlon umu alırken bana hediye olarak bu miniği yolladı. Önceki Elf siparişimde bunlardan denemeyi unuttum açıkçası. Bir daha da sipariş vermeyince öylece kalakalmıştım. (Ne acıklı!)
Kokusu şeker portakalı, mis gibi, bütün turunçgil kokularına hastayım, limon kolonyasından parfüm yapacak kadar :) Kalıcılığı hakkında bilgi veremeyeceğim, açıkçası dikkat etmedim kullandığım zaman. Ama verdiği doğallık ve hafif ışıltı çok hoş. Aslında dudaklar için de kullanılabileceği söylenmiş ama bence dudaklar için fazla açık renk. Bir iki denedim sevmedim neticede. Boyutu gayet küçük, ürünün olduğu kısmın yüksekliği 2 cm anca, toplam boyut da 6 cm civarıdır, büyük bir şey hayal etmeyin. Ama zaten fiyatı da 1,5 £, yani gün itibariyle 3,6 TL. Türkiyedeki hiçbir makyaj ürününü, büyük veya küçük, bu fiyata alamazsınız, ki bunların kalitesine de kötü denemez. Ortanın üzeri.
Yakın plan fotoları çok iyi çekemiyorum makinemden ötürü, o yüzden koymadım resimlerini buraya. Aynı sebepten renk örneği fotoğrafım da içler acısı, size kozmetik veriyorum ki insan gibi çekilmiş bir foto görebilesiniz.
Elf in allıkları da çok güzel, bende bir kompaktı var, onu da göstereceğim yakında.
Bir tek bu ürünü alabilmek için yurtdışından siparişe değmez, daha başka ihtiyaçlarınız da olduğunda topluca alabilirsiniz. "Yok uğraşamam" diyenler sizi pimapen yönlendirmek isterim.

DOLCE GABBANA LIGHT BLUE

Kokular konusunda gayet büyük bir handikapım var, ben kendimi baharatlı, hatta acı, ağır parfümler seviyor biliyorum. Fakat ne zaman parfüm denemeye gitsem yada birinde beğensem, o beğendiklerim, meyve kokulu, şekerli parfümler oluyor. Kendimi tanımadığımı yada kendime olduğumdan başka bir rol biçtiğimi düşünüyorum.
Limon, portakal gibi bütün turunçgil kokularına bayılırım, yeşil elmaya da, vanilyaya da. Küçükken Edirnede kolegalardan aldığımız buram buram yeşil elma kokan bir deodoratım bile vardı.

İçeriğini yazayım: Granny smith elma, Sicilya limonu, çançiçeği, yasemin, frezya, misk, kenribar, bambu, beyaz gül.

Gördünüz mü? En azından sevdiklerimi tutturdum. :)

Bu koku bana bariz bir biçimde limonatayı hatırlatıyor. Tam bir yaz kokusu, hoş ben yaz kış ayırmam ama. Mis gibi, temiz, şekerli, tatlı.

Muhakkak bir kere deneyin. Strawberry fiyatı 100 ml 127,50 TL.


SİYAH GÖZ KALEMİ

Biri lensli gözler için uygun, ki bu demek oluyor ki gözler normalden biraz daha suludur ve sürülen her renk müzahrafat AKAR AKAR AKAR, kesinlikle akmayan ama göz içine çekilebilecek kadar da yumuşak olan siyah göz kalemi yazısı yazsın.
Makyaj severim diyenler sözüm sizlere.... Koca yaz geçti bir siyah kalem çekemedim. :(


Son Gelişmeler: Inglot eyelinerı açılı fırçayla göz üstüne çeker gibi göz içine çektim. Mübarek ne aktı ne koktu koca gün boyu. Herhangi bir hassasiyet, bir alerji filan yapmadı. Yalnız çıkarması biraz zor oluyor demedi demeyin, hatta bende cleansing oil olmadığından güzelce çıkardım dediğim halde her sabah gözümün altında karalıklarla kalktım. Bilmem iyi mi ettim kötü mü ettim ama oldu artık, daha da vazgeçmem.Böyle bir sivri zekalılığı tek yapanın ben olmadığımı söyleyin, siz de yapmışsınızdır belki fluidlinela filan, hı?

Hangi şehirde yaşıyorsun?

_Hangi şehirde yaşıyorsun?
İstanbul

_Mesleğin?
Öğretmen

_Blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın?
Bu soruyu "makyaj blogu yazmaya nasıl karar aldın" olarak alıyorum zira bu benim 4 mü ne blogum. Cevabım da "Öylesine oluverdi" :P

_Ne kadar süredir blog yazıyorsun?
İlk blogum olan yemek blogunun açılış tarihi Kasım 2004. Kişisel blogumunki ise Şubat 2006. Yemek blogunu kapattım, kişisel bloga da pek yazmıyorum artık zaten. Yani epey eskiyim bu blogculuk işlerinde.

_Blogunu hangi sıklıkla ziyaret edersin?
Her gün, zira dükkan kapalı malum, gün bilgisayar başında geçiyor. Kış sezonunda 2-3 günde bir diyebilirim.

_Pc açıldığında bloğunu açmak kaçıncı sıradaki iştir?
Bir rutin yok bazen hiç açmıyorum bazen de ilk önce.

_Başka bir blog sayfasında görüp aldığın birşey ya da gittiğin bir yer oldu mu?
Öyle maymun iştahlıyım ki bir şeyi görüp de almayı planlayıp da alasıya hevesim kaçmış oluyor zaten. Hala kaçmayacak kadar güçlü bir hevesse de alışverişe çıkıp başka şeyleri görünce unutuyorum zaten.

_Blogunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Aslında safi makyaj beni biraz sıkmaya başladı itiraf edeyim. Ama öyle bir blog adı seçmişim ki başka bişeyden bahsedecek olsam önce bana komik gelecek korkarım bu platformda.

_Bloglarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?
Aslında ekleyip bi yerden takip etmekten hiç hoşlanmıyorum ve yarışma marışma gibi bir şey için eklemiş olsam bile ordan bakmıyorum da zaten. Tek tek adresten girmekten daha çok hoşlanıyorum. Böylelikte o blogdan o bloga, burdan şu tarafa derken yeni bir sürü güzel blog keşfedebiliyorum.

_Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Çok sıcak bakıyorum, bi kere Adsense ten 100 dolar almışlığım bile var. Ama konu makyaj bloguysa para değil de sivri zekalı firmalar ürünlerini gönderseler de denesek de yazsak da sonra o ürünleri denemek isteyen başkalarına yollasak onlar da denese, böyle saadet zinciri vari bir oluşum içine girsek tam süper olur bence. Yok böyle olmuyorsa nakit de olur fark etmez :)

_Blog arkadaşlarınla buluşma, biraraya gelme fikrine ne dersin?
Evet olabilir, koca göbeğim ve ben birlikte katılırız aktiviteye, milletin gözü blogger görür. :P Böyle bişey olacaksa tercihim bebekcandan sonra olması lütfen.

kozmetik teşekkür ederim mimin için. Gene öksüz kalıcam diye çok korkmuştum.

FLORMAR TEKLİ FARLAR


Resim eskiden çekildiği için çok net değil ayrıca farların nosu da gözükmüyor ama zaten çok alengirli, ara tonlar değil bunlar, gidip baktığınızda da kolayca görebileceğiniz renkler.
Flormarın farlarını seviyorum gerçekten, Türk markalarında Pastel ile ikisi açık ara favorim. Flomar markasının bir güzelliği de müşteri ilişkilerine gösterdiği özen. Pastel de ne yazık ki bu yok. Blogger olan veya olmayan pek çok kullanıcıya yolladıkları deneme kitinden haberdar olmayan kalmadı artık, o kitlerden biri de benimdi. Kendi makinemle çekilen fotoları pek beğenmediğim, daha doğrusu ürün renklerini tam yansıtmadığını düşündüğümden eşimin foto makinesini kullanıma açmasını bekliyorum. Bana gelen kitin içindekileri böylelikle fotolayıp koyabileceğim buraya. Ama ondan önce elimde olan iki renk farı göstereyim dedim.
Lacivert ışıltılı fara bayılıyorum. Bu haftasonu Capacity Sephora da baktığımız bir 4lü mü 5 li mi ne farı unutabilmiş değilim mesela. Sephora markalı bir üründü, teklisini sordum ama yokmuş. O setin içindeki diğer renklere de bayılmadığımdan almadım, kaldı öyle ama aklım da kaldı. Bu lacivert ise ışıltılı değil ama tam lacivert, benim sevdiğim koyu ve başka bir tona kaçmaya çalışmayan lacivert.
Dokusu diğer Flormar farları gibi yumuşak, kolay sürülebilir. Rengini gayet güzel veriyor. Kötü yanı ise bazsız kullanıldığında birkaç saat sonra çizgilerde topaklanma yapıyor ki benim gözkapağım yağlı değil, ona rağmen böyle. Bazla sabah 8 akşam 22 arası dayandığına ben şahidim ama. :)
Fiyatlar gayet uygun zaten. Tam hatırımda değil ama 5-6 TL bir paraya almıştım.
Kahverengiden bahsetmiyorum çünkü bayılarak aldığım bu ton bana yakışmadı, hasta patlak göz oldum, o yüzden ablamda şimdi ama kalite anlamında lacivert için söylediğim tüm sözler bunun için de geçerli tabii.
Devamı gelecek...

Hamilelik sorunları

Hamilelikten dolayı biraz alerjikti cildim, sıcaktan dolayı zaten hiç bir makyaj yaptığım yoktu, yine hamileliğin getirisi olarak gece gündüz uyumayı arzu eden bi kimliktim ve dolayısıyla yazı mazı hazırlayacak enerjim de yoktu. Dolayısıyla insanlara da her geldiklerinde aynı şeyi göstermemek amaçlı blogu kapamasam da şifreliye almıştım. Di li geçmiş zaman yanıltmasın, hala hamileyim, hala bu bahaneler geçerli. Ama okul açıldı iş başladı. Bitli bitli evde oturuluyor da bitli bitli okula gidilmiyor ne yazık ki. Cilt ürünlerini çok sık kullanmıyorum ama göz ürünleri ve allığı sürüyorum artık. Bilmiyorum çok sık yazı girer miyim, siz de beklenti içinde olmayın bu sebeple. Deli Hamileye yazmaya çalışıyorum, burası biraz daha nadasta kalıcak ama belki eski yazılardan bakmak isteyen olur diye şifreli halini kaldırdım o kadar.
Değişen bişi yok, halen herkesi takip ediyorum. Öpüyorum sizleri....

FLORMAR TURBO BOOST RİMEL

Flormar ın ürün gönderim kampanyasından nasibime düşenlerin ilki. Yazın bitliliğin dibine vurduğumdan bakım işini epey aksatmıştım. Geçen sene her gün kirpiklerime şu aktar işi Bosphorus yağı sürüyordum ve öyle iyi gelmişti ki, hem daha uzun hem daha gür gözüküyorlardı. Deneyin, yazıcam onu da. Bu sene iki rimelim de kuruduğundan, gidip alacak enerjiyi bulamadığımdan, dibi kalmış rimellerin son kırıntılarını sürüyor ve kirpiklerimden hoşlanmıyorken, yine bakıma geçmeye karar verdim. Bir haftadır yine dadandım Bosphorus a ve sonuç yine gerçekten hızlı ve iyi. Rimelle ne alakası var bu laf salatasının diyecek olursanız hemen açıklayacağım, bi saniye.


Ürünler bana geleli iki haftayı geçti sanırım, ilk kullandığımda bu rimeli beğenmedim. Benim rimelde aradığım şey uzunluk değil, tek tek ayırma da değil, kendimce uzun kirpiklere sahibim zaten. Sadece dolgunluk istiyorum. Bu rimelin de aslında vaadi o ama 5 kat dolgunluk vermiyor, bu noktada baştan anlaşalım. Ayırma ve belirginleştirmede daha iddialı bence. İki haftalık Bopshorus kürüne tabii tutulup eski kırpık ve cansız hali gitmeye başlamış kirpiklere, iki hafta kullandıktan sonra iyi gelmeye başladı rimel. Hatta bugün sürdüğümde aman bir beğendim bu kadar olur. Bu bizi hangi noktaya getiriyor? Aslında iyi makyaj iyi altyapıda adam gibi duruyor, yoksa adı makyaj değil kamuflaj oluyor.
Günlük kullanılabilecek, az bir dolgunluk, ortalama uzunluk ve siyah renk veren bir rimel bu. Gün içinde akmıyor kokmuyor, göz altlarına minik pıtırcıklar halinde dökülmüyor. Fırça kalınlığı ortalama, bu yüzden fazla dombili fırçalı rimellerde karşılaşılan küçük kirpikleri boyarken maymuna dönme hadisesi yaşanmıyor. Şahane mi? Hayır. Kötü mü? Kesinlikle değil, hatta yeniden ekonomik bir seçenek olarak alınabilir bile. Rimelden çok büyük beklentileriniz yoksa veya kaş kirpik açısından Allahın sevgili kullarından biriyseniz (Biksiiiii) elbette ki bu rimeli kullanabilir ve kalan paranızı başka yerlere harcayabilirsiniz, mutlu eder. "Dolgun olsun kirpiklerim" isimli garip takıntıya sahipseniz de kullanırsınız ama sizi bozmaz, en azından bir süre. Tek sıkıntı ismi, bu kadar iddialı olmamalıydı bence, büyük beklentiler uyandıran bir isim ürün iyi olsa bile normalin üzerinde heyecan yaratacağından beğenilmeyebilir, abartmasanız beğenileceği yerde hem de.
Flormar a bu jestinden ötürü çok teşekkür ederim. Flormar gibi büyük bir firma için küçük, bloggerlar ve reklamcılık açısından büyük bir adım. Bizim buraya açtıkları cornerdan bu haftasonu bikaç parça daha bişey aldım. Severek kullanılabilecek, satış noktalarına kolay ulaşılabilir, uygun fiyatlı bir marka bulmak ne güzel. Yerli olması ise şahane.

IHERB ALIŞVERİŞİ-JASON AGE RENEWAL MOISTURIZING CREME

Sar'ın tavsiye ettiği bir siteydi bu. Bebeğim için organik ürünleri tercih edince buraya yöneldim ben de. Gerçekten de yaptığım en hızlı, en sorunsuz alışverişlerden biriydi. Gelen ürünlerin ayrıntısı, kargo detayları vs için bakacaksınız, orada anlattım zaten bir daha tekrarlamayayım. Sadece Jason ın kremini buraya yorumlamak istedim.


En önemli özelliği organik olması tabii. Beyaz, kokusuz bir krem bu. Ambalaj yukarıdaki gibi, barnakla dalıyorsunuz, pek hijyenik diyemeyeceğiz kendisine. Aslında bu tip kavanoz ürünleri ben pompalı şişeye aktarıp kullanıyorum zira kapak açmaya feci eriniyorum. (Yaşamaya nasıl erinmiyorum, hayret!) Ama bunun dokusu biraz kalın, pompalı şişede kullanımının pek rahat olmayacağını düşünüyorum o yüzden böyle bıraktım. Benim cildim takır takır kuru, yazın da karma. Şu aralar ben gündüz nemlendiricisi olarak bu kremi kullanabiliyorum, cildim gün içerisinde parlama yapmıyor. Ama eşimin cildi yağlı. Geçen gün banyodan sonra sürdü, birlikte dışarı çıktık, yaklaşık bir saat kadar sonra burnu pırıl pırıldı. Yani ne imiş, yağlı ciltler zinhar uzak durmalı imiş. Yazın ben bunu kullanabileceğimi düşünmüyorum mesela. Bol soğuklarda iyi gider ama. Akşam sürüp yatıp sabah kalktığınızda pamuk tavşan gibi oluyorsunuz. Bi dönem gece yatarken E vitamini kapsülü -Evigen miydi neydi- sürerdim yüzüme. Bu da ona yakın E vitamini içeriyordur sanırım.


Bu ara zaten yürüyemiyorum ya her yere, internet alışverişinin bokunu çıkarmış durumdayım. Allah bana akıl fikir versin...

FLORMAR OJE


Flormar ın hediyesi olarak gelen oje bu üstteki, benim kendime aldığım renkler de diğerleri. Halen yaşayan bir genç kızın Flormar ojesinin olmaması ya da en azından bir kere sürmemiş olması ihtimali son derece düşük olduğundan uzun uzun hikaye etmeyeceğim bunları, kendimdeki renkleri ekliyorum ki hani görmemiş olursanız, aradığınız bir renk filan varsa tesadüfen burada karşınıza çıkabilir diye.




Benim ojede tipik rengim rakı beyaz ve uçuk yavruağzılar. Hata belirtmiyor, temiz gösteriyor, şu bu. Ama öteki renkleri de alıyorum. Hayır deli diilim. :P

Ojede tek sıkıntım şu, ben simlileri de severim, Golden Rose, Pastel gibi markaların simli ojelerini de alıyorum ama Yarabbi öyle zor ki onları çıkarmak, kazı kazı insanın canı burnuna geliyor, zaten aseton kokusundan da tıkanıyorsun pöff! Simli ojeleri kolay çıkartan ve kokusuz aseton icat edilsin!


ELF OJE


Hazır ojeden başlamışken bunları da çıkarayım aradan dedim. Fi tarihli Elf kozmetik alışverişimde sepete cumba ettiğim iki oje. Renkleri görüyorsunuz, benim klasiğim yine. Açık renk olanı 3-4 katta şişedeki rengi tutturuyor, epey açık yani. Bordosu iki katta tam oturuyor. Ama çok sağlam, çok kalıcı ojeler bunlar. Flormarın bir iki gömlek üstü. Bir hafta sağlamcana durabiliyor, aşırı bir zorlamada bulunmazsanız. Gayet ucuz. Zaten Elf de dakika başı promosyon yapıp duruyor, ille bi ara ücretsiz kargo, yok 5 Sterlin indirim filan denk getirirsiniz, deneyin derim. Ne zamandır da kullanmadım, bekleyip duruyorlar ama yapılarında en ufak bir bozulma yok.
Buraya link vermek için sitesini açtım da Studio serisinin fırçaları ne güzel gözüküyor.