CLINIQUE COLOR SURGE IMBOSSIBLY GLOSSY


Bir ton glossum olmasına rağmen sanırım hep aynı 5-10 glossun içinde dönüp duruyorum. Çantamın iç gözünde hangisi varsa o günkü makyajıma o eşlik ediyor, mecburen. Bu aralar sadece şurada aldığımdan söz ettiğim Flormar glosslarla geziyorum. Ama bu glossun kalbimdeki yeri çok büyük, yazmadan geçmek istemedim.
Bir GG alışverişi bu eski zamanlardan. O zaman 14 TL ye almıştım. 112 Sure Thing rengi. Strawberryde var galiba halen, bakmak lazım, emin değilim.
Büyük parça simleri yok içinde, sanki öğütülmüş yıldız tozu gibi bir şeyler. Dudakta camsı bir parlaklık yaratıyor. Rengi benim cildim için muhteşem. Kokusu ile ilgili bir bilgi hafızamda yok, demek ki baskın bir kokusu yok. Zaten Clinique in çoğu ürünü kokusuz olduğundan muhtemelen bu da öyledir. Yapışkanlık hissi sıfır diyemeyeceğim ama emin olun ki fazla olsaydı en başta ben kullanmazdım, nefret ediyorum yapışkan glosslardan zira.kozmetik
Tek eksisi tüpü sıkıp ucuyla dudaklarınıza sürüyor oluşu. Hoşlanmıyorum bu durumdan. Bir fırçası olsun arzu ediyorum. Aslında bu sorun bir ruj fırçası edinip yanında taşıyıp onunla sürerek de giderilebilir ama benim için iki iş yapmayı gerektiren herhangi bir olgu hayatımda var olmamalıdır. (Tembellik sen nelere kadirsin!) Buna rağmen kullanıyorsam ne kadar memnunum varın siz tahmin edin.
Kesinlikle tavsiye edeceğim glosslardan biri bu. Gözünüze ilişirse bir yerde deneyin, pişman olmazsınız.

CLINIQUE COLOR SURGE IMBOSSIBLY GLOSSY


Bir ton glossum olmasına rağmen sanırım hep aynı 5-10 glossun içinde dönüp duruyorum. Çantamın iç gözünde hangisi varsa o günkü makyajıma o eşlik ediyor, mecburen. Bu aralar sadece şurada aldığımdan söz ettiğim Flormar glosslarla geziyorum. Ama bu glossun kalbimdeki yeri çok büyük, yazmadan geçmek istemedim.
Bir GG alışverişi bu eski zamanlardan. O zaman 14 TL ye almıştım. 112 Sure Thing rengi. Strawberryde var galiba halen, bakmak lazım, emin değilim.
Büyük parça simleri yok içinde, sanki öğütülmüş yıldız tozu gibi bir şeyler. Dudakta camsı bir parlaklık yaratıyor. Rengi benim cildim için muhteşem. Kokusu ile ilgili bir bilgi hafızamda yok, demek ki baskın bir kokusu yok. Zaten Clinique in çoğu ürünü kokusuz olduğundan muhtemelen bu da öyledir. Yapışkanlık hissi sıfır diyemeyeceğim ama emin olun ki fazla olsaydı en başta ben kullanmazdım, nefret ediyorum yapışkan glosslardan zira.
Tek eksisi tüpü sıkıp ucuyla dudaklarınıza sürüyor oluşu. Hoşlanmıyorum bu durumdan. Bir fırçası olsun arzu ediyorum. Aslında bu sorun bir ruj fırçası edinip yanında taşıyıp onunla sürerek de giderilebilir ama benim için iki iş yapmayı gerektiren herhangi bir olgu hayatımda var olmamalıdır. (Tembellik sen nelere kadirsin!) Buna rağmen kullanıyorsam ne kadar memnunum varın siz tahmin edin.
Kesinlikle tavsiye edeceğim glosslardan biri bu. Gözünüze ilişirse bir yerde deneyin, pişman olmazsınız.

LOREAL GÖZ MAKYAJI TEMİZLEYİCİ


Bu blogda yer alan göz makyajı temizleyicilere şuradan ulaşabilirsiniz. Ki ulaştığınızda göreceksiniz ki artık bu tarz ürünler kullanmıyorum. Zira sanırım göz çevrem hassas, o pamuklar filan resmen cızır cızır çiziyor cildimi. Bu sebepten denemek isteyen olursa bu ürünü okuyucularımdan birine yollamak isterim, yalnız bir şartla, kullandıktan sonra yorumlarınızı bana mailleyeceksiniz, ben de burada yer vereceğim. Salt resim olarak kalsın istemiyorum.
Bugün akşama kadar isim ve maillerinizi yorum olarak bırakın, yarın alacak kişiyi buradan duyururum ve maille ulaşırım kendisine.
Şimdiden güle güle kullanın.

L'oreal Color Casting Creme Saç Boyası - 2


Bu boya da paketimden çıkanlar arasında. Zaten Lorealin bu kampanyayı düzenlemesindeki neden amonyaksız seri bu saç boyalarının tanıtımı.
Liseyi bitirdiğim yaz saçları sarıya boyatmamla başlayan boya furyası aralıksız 14 sene sürdü. Sonra öyle bir bıktım ki, yaklaşık 4-5 senedir hiç ama hiçbir şey yaptırmıyorum. 14 sene içinde bakır kızıldan mavi siyaha, sarı gölgeden koyu kızıla tüm acayip renkleri kafama uyguladım. Bence en çok yakışanı düz siyahtı. Tabii bu renk için o zaman daha cesaretli idim, yaş genç olunca “aman yüz hatlarımı sertleştirip yaşlı gösterir mi?” gibi bir korkusu olmuyor insanın.
Bu aralar yine değişiklik isteği hasıl oldu. Gebelikten dolayı saç boyatamıyorum. Ama gudik kızımın gelmesine az kaldı. Uzun saçlarımdan da bıktım, dolayısıyla saçımı ense boyunda kestirip siyaha boyatma projem var. Ama yukarıda yazdığım sebep beni durduruyor. Kendi rengim koyu kahve. Gölge mölge, açık renkler filan istemiyorum. Siyah saç 34 yaşında biri için fazla mı sert kaçar acaba? Hazır elimde bu varken, güzel bir çikolata mı yapsam? Yüze çok yumuşak güzel bir ifade verdiğini düşünüyorum bu renklerin.
Sizin fikriniz ne?

LOREAL GLOSS


Loreal etkinliğinden gelen güzel paket içeriğinden biri budur. Bu yazı vesilesiyle kendilerine teşekkür de etmiş olayım.
Ben bu markanın aslında pek çok şeyini kullandım. Kalitesini sevdiğim bir marka. Özellikle rimellerinde. Şu linkten yazdığım Loreal ürünlerine bakabilirsiniz. Yazmadıklarım da var tabii, pudrası, glossları, göz altı kapatıcısı filan…
Bu gelen gloss yapı itibariyle muhteşem ama rengi beni açmadı. 503 Tender Coral. Tabii ben nude ruj ve glossları da sevmiyorum, bunu da göz önüne alın. Swatch ını Iraz yapmıştı, . Yapışkan değil, çok güzel bir kokusu var, fırçalı aplikatör tercih etmeme rağmen aplikatörünün kullanımı da problemli değil. kozmetik
Kendim için alsam daha pembe, daha mercan tonları tercih ederim. Cilt rengime uyanlar bunlar zira.

LOREAL GLOSS


Loreal etkinliğinden gelen güzel paket içeriğinden biri budur. Bu yazı vesilesiyle kendilerine teşekkür de etmiş olayım.
Ben bu markanın aslında pek çok şeyini kullandım. Kalitesini sevdiğim bir marka. Özellikle rimellerinde. Şu linkten yazdığım Loreal ürünlerine bakabilirsiniz. Yazmadıklarım da var tabii, pudrası, glossları, göz altı kapatıcısı filan…
Bu gelen gloss yapı itibariyle muhteşem ama rengi beni açmadı. 503 Tender Coral. Tabii ben nude ruj ve glossları da sevmiyorum, bunu da göz önüne alın. Swatch ını Iraz yapmıştı, bakabilirsiniz. Yapışkan değil, çok güzel bir kokusu var, fırçalı aplikatör tercih etmeme rağmen aplikatörünün kullanımı da problemli değil.
Kendim için alsam daha pembe, daha mercan tonları tercih ederim. Cilt rengime uyanlar bunlar zira.

FLORMAR TEMİZLEME LOSYONLU PAMUKLU DİSK


Son zamanlarda bulduğum en güzel kutucuk. Zannetmeyin ki Sephora dan vazgeçtim ama bu da öyle pratik ki.
Halihazırda koltukta uyuyup, zar zor doğrulmak suretiyle yatağa atlamışsanız, tam soldan sağa dönecekken farınız rimeliniz aklınıza gelmişse, kalkıp da oil moil temizleyecek enerjiniz yoksa, elinizi komodine uzatır, üzerinden bu kutuyu alırsınız. İçinden kağıt inceliğine yakın ve yumuşacık, kayısı yağı içerikli bir minik disk pamuk çıkar. Ama bildiğmiz disk pamuklardan diil, onun 3 te biri inceliğinde ve sıkıştırılmış hali. Gözünüzü silersiniz, acıtmaz, güzelce temizlenir. Inglotu da çıkarır, sabah göz altında karalık olmaz, hırpalanmaz.
Tek eksisi yüz makyajınıza girişemiyor olmanız, aslında girişsek ne olur bilemiyorum. Denemek lazım :D
Bir de yeşil çaylısı var bunun, ben bu ara yağlı makyaj temizleme ürünlerine taktığımdan bunu tercih ettim, iyiki de etmişim süper memnun kaldım. 8 TL civarı, içinde 80 adet disk var, kutu çok güzel ve kolay taşınabilir. Temizleme mendilleri gibi sert dokulu değil.
Bayıldım, kesin alın, deneyin, beğenmezseniz bana yollarsınız ehe!

FLORMAR RUJ 503- FLORMAR SUPERSHINE GLOSS 122


Flormar paketinin dudak ürünleri şimdi de. Bu paket bir çok kişiye gitti zaten, biliyorsunuz.
Rujun rengi çok güzel bir kere baştan söyleyeyim. Günlük kullanılabilecek çok hoş bir pembe. Ama fazla sürmemek gerekiyor. Benim rujlarımın hemen hepsi Avon. Rujda tek geçeceğim bir marka bu, benim beğeni kriterlerime göre en azından. Çok yumuşak yapılı, nemlendirici özelliği yüksek rujlar Avonlarımın hepsi. Onlara nazaran bu ruj bana epey sert geldi. Sürerken kaymıyor, dudakta daha katı bir tabaka oluşturuyor. Ama gün içerisinde kurumaya sebep olmuyor, o tabaka bişey yiyip içmezseniz öyle duruyor. Ki kuruma ve kurumuş dudakları yolma konusunda kendimden daha yüksek bir otorite tanımam. Açıkcası daha önce Flormar ruj kullanmadım, bu serinin rujları mı böyle, yoksa genel yapıları mı bu bilmiyorum. Denemeden alınmamalı bence. Beğendim mi? Evet. Ama dediğim gibi tercihim daha yumuşak yapılı rujlardan yana.
Gloss için ne desem az. En ziyadesiyle beyaz olduğumdan renksiz, nude tonlu ruj ve glosslar almam, iyice ince hastalığa yakalanmış gibi gözüküyorum zira. Yani kendi kendime kalsam hayatta gidip bu glossu almam ama Flormar öyle iyi etmiş ki yollaıdğına. Işıltısı inanılmaz güzel, fazl bir renk verdiği yok, tüpteki rengine kanıp da dudağım bu renk mi olacak demeyin. glosstan elde edeceğiniz bitiş, ıslak görünümlü, doğal renkli ve binbir çeşit ışıltılı dudaklar olacak, ki bu görüntü benim çok hoşuma gitti. bunun biraz daha koyusu tonlar esmer bayanlara da çok yakışıyor, o görünümden çok hoşlanıyorum ben.
Işıltısına öyle bayıldım ki, daha önce bahsettiğim cornerdan iki gloss bir tane de makyaj temizleyici aldım. Yazısı geliyor.

CAMELEON FAR SETLERİ-STRAWBERRYNET İNDİRİMİ


Daha önce şuradaki yazımda tanıttığım bu far setleri yine indirimde, hem de benim aldığım zamandakinden neredeyse 10 TL daha ucuz.

Her gün kullandığım, topaklanmayan, yüzüme dökülmeyen, yoğun pigmentli, çok güzel farlar bunlar. Kutu içindeki allıkları kullanmadım en henüz, onlar hakkında birşey diyemeyeceğim o yüzden.

Hazır böyle güzel indirim varken kaçırmayın derim.

SEPHORA CLEANSING OIL FOR FACE AND EYES


Efendim Iraz, JM yazıp durdukça merak ediyordum, "Nedir Allahım bu cleansing oil, nası kullanılır, surattan nası arıtılır?" filan diye. Hoş anlatıyorlar ama denemek lazım.
Geçen haftasonunun Capacity Sephora ganimeti bu. 23 TL civarı idi yanılmıyorsam, 140 ml. Şişesi, dizaynı, rengi görüyorsunuz zaten, son derece güzel. Üzerinde kuru ciltler için olduğu yazıyor, yağlı ciltte ne gibi bir probleme sebep olabilir düşündüm ama çıkaramadım, zaten suyla arındırıp tonik geçiyorsunuz üzerine, öyle yeni kızarmış patlıcan misali yağlarınız süzülerek beklemiyorsunuz ki... Yağın kendisi tamamen şeffaf.
Ben uygulamayı şöyle yapıyorum: Lavabonun başına geçip, ellerimi ıslatıp, hafif bir yüzüme özellikle de gözlerime dokunuyorum zira çoğunlukla ten makyajına üşeniyorum, yalnız göz makyajım oluyor. Sonra bir pomp bundan sıkıyorum gözlerimi nazikçe ovalamaya başlıyorum diyeceğim ama aslında ovalamak diil bu, nazik bi hareket işte neyse. Göz içine akmıyor kokmuyor diye Inglot jel eyeliner çektiğim için, o mübarek de 3 gün silmesen çıkmadığı için gözümü açıp o waterline bölgesini de parmaklıyorum. Yani anladığınız üzere göz açıkken içine bile sürebiliyorum yağı, yakmıyor, yalnız lensler buğulanıyor o kadar. Bir pomp daha alıp yüzümü ovuşturduktan sonra bolcana suyla yıkıyorum yüzümü ve arınmıyor!!! Bu noktada bir uygulama hatam olup olmadığını düşünüyorum, bilenler bir anlatıversin. Arınamadığım için bir fırt da şurada anlattığım Avon temizleyicimden alıp yüzümü yıkıyorum, cillop gibi çıkıyorum piyasaya.
Bunca zamandır neden o iğrenç disk pamuklarla, Maybelline bilmemne mavi-beyaz sularla, rimeli kazıyacağım diye uğraşıp yitirdiğim kirpiklerimle, gene de sabah siyah göz altlarıyla kalkmayla, göz yakan temizleyicilerle filan uğraşmışım bilemiyorum, öyle güzel ve kolay bir temizlik yöntemi ki bu. Hem de waterproof filan demeden yüzünüzde ne varsa zart diye, uğraştırıp acıtmadan derinlemesine söküp atıyor.

L'oreal Color Casting Creme Saç Boyası

L'orealin yeni çıkardığı amonyaksız seriden bir saç boyasının advertoriali aşağıda, önümüzdeki günlerdeki sürprizi de yakında duyurulacak.


Uzun zamandır saçımı boyamıyorum, platin sarıdan mavi siyaha kadar hemen renk olmuştu saçım, özellikle üniversite günlerimde. Bebekcanım geldiğinde siyaha yine bir dönüş düşünüyorum açıkçası, boydan da kaybetmek şartıyla ama. O zaman deyeneyeceğim bu boyalardan ben de.

Evde mi boyamayı tercih ediyorsunuz, kuaförde boyatmayı mı?

L'oreal Color Casting Creme Saç Boyası

L'orealin yeni çıkardığı amonyaksız seriden bir saç boyasının advertoriali aşağıda, önümüzdeki günlerdeki sürprizi de yakında duyurulacak.


Uzun zamandır saçımı boyamıyorum, platin sarıdan mavi siyaha kadar hemen renk olmuştu saçım, özellikle üniversite günlerimde. Bebekcanım geldiğinde siyaha yine bir dönüş düşünüyorum açıkçası, boydan da kaybetmek şartıyla ama. O zaman deyeneyeceğim bu boyalardan ben de.

Evde mi boyamayı tercih ediyorsunuz, kuaförde boyatmayı mı?

ELF OJE


Hazır ojeden başlamışken bunları da çıkarayım aradan dedim. Fi tarihli Elf alışverişimde sepete cumba ettiğim iki oje. Renkleri görüyorsunuz, benim klasiğim yine. Açık renk olanı 3-4 katta şişedeki rengi tutturuyor, epey açık yani. Bordosu iki katta tam oturuyor. Ama çok sağlam, çok kalıcı ojeler bunlar. Flormarın bir iki gömlek üstü. Bir hafta sağlamcana durabiliyor, aşırı bir zorlamada bulunmazsanız. Gayet ucuz. Zaten Elf de dakika başı promosyon yapıp duruyor, ille bi ara ücretsiz kargo, yok 5 Sterlin indirim filan denk getirirsiniz, deneyin derim. Ne zamandır da kullanmadım, bekleyip duruyorlar ama yapılarında en ufak bir bozulma yok.
Buraya link vermek için sitesini açtım da Studio serisinin fırçaları ne güzel gözüküyor. İşte şurada.

FLORMAR OJE


Flormar ın hediyesi olarak gelen oje bu üstteki, benim kendime aldığım renkler de diğerleri. Halen yaşayan bir genç kızın Flormar ojesinin olmaması ya da en azından bir kere sürmemiş olması ihtimali son derece düşük olduğundan uzun uzun hikaye etmeyeceğim bunları, kendimdeki renkleri ekliyorum ki hani görmemiş olursanız, aradığınız bir renk filan varsa tesadüfen burada karşınıza çıkabilir diye.




Benim ojede tipik rengim rakı beyaz ve uçuk yavruağzılar. Hata belirtmiyor, temiz gösteriyor, şu bu. Ama öteki renkleri de alıyorum. Hayır deli diilim. :P

Ojede tek sıkıntım şu, ben simlileri de severim, Golden Rose, Pastel gibi markaların simli ojelerini de alıyorum ama Yarabbi öyle zor ki onları çıkarmak, kazı kazı insanın canı burnuna geliyor, zaten aseton kokusundan da tıkanıyorsun pöff! Simli ojeleri kolay çıkartan ve kokusuz aseton icat edilsin!

Foto: Tenotti

VESPA GIRL HEDİYELER

Hemmen hopluyoruz. Amaç destek vermek zira kendisini seviyoruz.

VESPA GIRL HEDİYELER

Hemmen buraya hopluyoruz. Amaç destek vermek zira kendisini seviyoruz.

DEĞİŞİKLİK

Biliyorum olmadı ama eskisnin yedeğini almamak gibi bir kabaklık yaptığımdan aniden değiştiremiyorum da. Bikaç süre acayip bir siteye hazır olun.

DEĞİŞİKLİK

Biliyorum olmadı ama eskisnin yedeğini almamak gibi bir kabaklık yaptığımdan aniden değiştiremiyorum da. Bikaç süre acayip bir siteye hazır olun.

FLORMAR TURBO BOOST RİMEL

Flormar ın ürün gönderim kampanyasından nasibime düşenlerin ilki. Yazın bitliliğin dibine vurduğumdan bakım işini epey aksatmıştım. Geçen sene her gün kirpiklerime şu aktar işi Bosphorus yağı sürüyordum ve öyle iyi gelmişti ki, hem daha uzun hem daha gür gözüküyorlardı. Deneyin, yazıcam onu da. Bu sene iki rimelim de kuruduğundan, gidip alacak enerjiyi bulamadığımdan, dibi kalmış rimellerin son kırıntılarını sürüyor ve kirpiklerimden hoşlanmıyorken, yine bakıma geçmeye karar verdim. Bir haftadır yine dadandım Bosphorus a ve sonuç yine gerçekten hızlı ve iyi. Rimelle ne alakası var bu laf salatasının diyecek olursanız hemen açıklayacağım, bi saniye.


Ürünler bana geleli iki haftayı geçti sanırım, ilk kullandığımda bu rimeli beğenmedim. Benim rimelde aradığım şey uzunluk değil, tek tek ayırma da değil, kendimce uzun kirpiklere sahibim zaten. Sadece dolgunluk istiyorum. Bu rimelin de aslında vaadi o ama 5 kat dolgunluk vermiyor, bu noktada baştan anlaşalım. Ayırma ve belirginleştirmede daha iddialı bence. İki haftalık Bopshorus kürüne tabii tutulup eski kırpık ve cansız hali gitmeye başlamış kirpiklere, iki hafta kullandıktan sonra iyi gelmeye başladı rimel. Hatta bugün sürdüğümde aman bir beğendim bu kadar olur. Bu bizi hangi noktaya getiriyor? Aslında iyi makyaj iyi altyapıda adam gibi duruyor, yoksa adı makyaj değil kamuflaj oluyor.
Günlük kullanılabilecek, az bir dolgunluk, ortalama uzunluk ve siyah renk veren bir rimel bu. Gün içinde akmıyor kokmuyor, göz altlarına minik pıtırcıklar halinde dökülmüyor. Fırça kalınlığı ortalama, bu yüzden fazla dombili fırçalı rimellerde karşılaşılan küçük kirpikleri boyarken maymuna dönme hadisesi yaşanmıyor. Şahane mi? Hayır. Kötü mü? Kesinlikle değil, hatta yeniden ekonomik bir seçenek olarak alınabilir bile. Rimelden çok büyük beklentileriniz yoksa veya kaş kirpik açısından Allahın sevgili kullarından biriyseniz (Biksiiiii) elbette ki bu rimeli kullanabilir ve kalan paranızı başka yerlere harcayabilirsiniz, mutlu eder. "Dolgun olsun kirpiklerim" isimli garip takıntıya sahipseniz de kullanırsınız ama sizi bozmaz, en azından bir süre. Tek sıkıntı ismi, bu kadar iddialı olmamalıydı bence, büyük beklentiler uyandıran bir isim ürün iyi olsa bile normalin üzerinde heyecan yaratacağından beğenilmeyebilir, abartmasanız beğenileceği yerde hem de.
Flormar a bu jestinden ötürü çok teşekkür ederim. Flormar gibi büyük bir firma için küçük, bloggerlar ve reklamcılık açısından büyük bir adım. Bizim buraya açtıkları cornerdan bu haftasonu bikaç parça daha bişey aldım. Severek kullanılabilecek, satış noktalarına kolay ulaşılabilir, uygun fiyatlı bir marka bulmak ne güzel. Yerli olması ise şahane.
Bu ürünün tanıtım sayfası şurası. E-satışı da var. Bana gelen diğer ürünleri de yazacağım. Takipte kalın güzeller...

Foto: Tenotti